“Hükümet olarak sivil savunmaya desteğimiz sürecek”

February 28, 2009


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sivil savunmaya desteklemeye devam edeceklerini söyledi.

Erdoğan, “Sivil Savunma Günü’ nedeniyle bir kutlama mesajı yayımladı. Erdoğan mesajında, savaş ve afet zamanında büyük sorumluluklar üstelenen sivil savunma çalışmalarının önemine atıf yaparak, “Hükümet olarak her alanda olduğu gibi sivil savunma hizmetlerinin geliştirilmesi ve güçlendirilmesi için yeni adımlar atmaya ve bu yöndeki çabaları desteklemeye devam edeceğiz. Bu düşünce ile Sivil Savunma Günü’nü kutluyor, milletimizin kara gün dostu sivil savunma kuruluşlarımızın bütün çalışmalarına başarılar diliyorum” dedi.

Advertisements

Holland is accused: Turbulence as crash cause of Turkish plane

February 28, 2009


Investigators are examining wake turbulence as one of the possible causes of the Turkish Airlines crash that killed nine people and injured more than 100 near Amsterdam’s Schiphol Airport.

Fred Sanders, a spokesman for the Dutch Safety Authority investigation team, said that the wreckage that has lain in a muddy field since it plunged out of the sky Wednesday one mile (1.5 kilometers) short of the runway could be moved Sunday evening, the Associated Press reported.

The Turkish pilots association claimed Friday that turbulence from a large plane landing at Amsterdam’s Schiphol airport shortly before the doomed flight, which was carrying 135 passengers and crew from Istanbul, is the most likely cause of the crash.

Turkey Airline Pilots Association (TALPA) Secretary-General Savas Sen said late Friday that a large Boeing 757 had landed at Schiphol Airport two minutes earlier. Sen said that plane most likely created “wake turbulence” that hampered the Turkish aircrafts landing.

“Wake turbulence”, an air turbulence created by a pair of vortices trailing in the wake of an aircraft’s wing tips, could have hit the descending Turkish plane, preventing it from continuing to fly.

“All possible causes are (being) investigated and turbulence is known to have caused problems in the past, so you never know,” Sanders was quoted as saying by the AP. Read the rest of this entry »


Mutineers forced to surrender after massacre in Bangladeshi capital

February 26, 2009


Details of a bloodbath in the Bangladeshi capital, Dhaka, emerged yesterday in the wake of an uprising by paramilitaries who were finally forced to surrender by columns of advancing tanks.

One government source said 50 people had been killed, though the official toll was 11 last night, including an army major general and his wife murdered in cold blood by members of the Bangladesh Rifles (BDR), the border security force.

The onslaught began when the army officer corps dismissed appeals by the paramilitaries for more pay, subsidised food and holidays and refused to send them on lucrative UN peacekeeping missions.

The result was a bloody takeover of the BDR headquarters. A succession of officers were shot and children from the regiment’s school taken hostage.

Despite an agreement to surrender in exchange for a general amnesty and a promise to consider grievances, fighting erupted across the country, raising the spectre of a military takeover after a return to democracy with elections last month.

Local television reported that a dozen copycat rebellions had begun in the 64 border districts where the 45,000-strong paramilitary force is stationed. Shots were fired at the commanding officer’s residence at a border guard post in the southern town of Tekhnaf, sending him fleeing, said police official Jalal Ahmed Chowdhury. Witnesses said there was violence at border guard posts in Cox’s Bazar, Chittagong and Naikhongchari in the south, Sylhet in the north-east, and Rajshahi and Naogaon in the north-west.
Read the rest of this entry »


Kriz yönetiminde onlar ve biz

February 26, 2009


Atatürk’ün, İngiliz Kralı VIII. Edward onuruna verilen bir yemek sırasında bir hizmetkârın çorbaları yere dökmesi üzerine:
“Ben millete her şeyi öğrettim ama uşaklık yapmasını öğretemedim” dediği bilinir.
Atatürk önceki gün dünyaya geri gelip Türkiye’ye şöyle bir baksa herhalde şöyle derdi:
“Ben yokken bazı şeyleri iyi öğrenmişsiniz, ama kriz yönetimini hâlâ öğrenememişsiniz!”
Gerçekten, ne zaman büyük kaza, terörist saldırısı ya da doğal afet gibi bir olağanüstü durumla karşılaşsak, elimiz ayağımız birbirine dolanıyor, bir önceki krizde öğrendiğimizi sandıklarımızı unutuyor, aynı hataları bilmem kaçıncı kez tekrarlıyoruz.
Örneğin şu iki temel kuralı:
1) Kriz durumlarında bilgi ihtiyacı yükselir. Her kafadan bir ses çıkması yerine, sorulara doğru yanıtlar verecek sürekli bir sözcünün atanması iyi olur. Yoksa söylentiler uçuşmaya başlar.
2) Ölümlerle ilgili bilgiler kaynağından kesin olarak doğrulanmadıkça verilemez.
Yani, ülkenin Ulaştırma Bakanı ve THY Genel Müdürü olarak elinde kesin bilgi olmadan “Ölü yok” diyemez. Sonra “Hayır, bir ölü var” ve daha da sonra “Aaa, yedi ölü varmış” diyemez. Elin oğlu, “Evet, ölü var” derken hiç diyemez. Derse kurumsal inanılırlığını rizikoya sokmuş olur.
Önceki gün, övünç kaynağımız THY ne yazık ki o bakımdan da hasar gördü.
İnceleyip ders alalım: Bu konuda kuralları olan ve onlara uyan ileri bir Avrupa ülkesinde önceki gün ve dün nelerin yapılıp nelerin yapılmadığını karşılaştırmalı olarak inceleyelim.
Adamlar ne diyorlar: Ölenlerin adları ailelerine söylenmeden kamuya açıklanamaz.
Bu kuralı uzun yılların deneyimleri sonucu koymuşlar. Medya tarafından da benimsenmiş, mesleki bir ilke haline gelmiş.
Önceki gün canlı yayında zaman doldurmaya çalışan kimi televizyon kanalları aslı astarı olmayan şeyler söyleyerek ve spekülasyonları dillendirerek mesleki bir çok kuralı ayaklar altına aldılar. İnanları yanılttılar, kaygılandırdılar. Read the rest of this entry »


Engines stalled before Turkish Boeing plunged into Schiphol field

February 26, 2009


Stalled engines were identified yesterday as the likely cause of the crash that killed nine people when a Turkish Airlines flight plummeted into a field on its approach to Schiphol airport.

The chief investigator, Pieter van Vollenhoven, said that the Boeing 737-800 had fallen suddenly from the sky, suggesting that both engines had stalled as the aircraft slowed on its descent to the runway south of Amsterdam.

No reason for the stalling had been established, Mr van Vollenhoven told Dutch television as investigators continued their analysis of the crash scene in a muddy field.

Turkish Airlines defended the maintenance record of the aircraft after reports that it had undergone recent repairs and suffered a dangerous malfunction two days before the crash.
“As soon as the pilot reported a malfunction of the master caution light, the aircraft was taken out of service and the part was replaced on 23 February, 2009,” the airline said. “The aircraft had successfully accomplished landing and taking off eight times subsequent to the part replacement.”

The airline also said that it put right a fault with the flaps on the left wing last October with no further problems, adding that the aircraft, built in 2002, was last inspected on February 19.

A copy of the last moments of communication between the cockpit and the control tower at Schiphol emerged yesterday and gave no clue to the catastrophe that was about to occur at 10.31am local time on Wednesday.
Read the rest of this entry »


Deadly Turkish plane crash probed

February 25, 2009


Investigations are continuing into what caused a Turkish Airlines plane to crash at Amsterdam’s Schiphol airport, killing nine people and injuring 84.

The plane, en route from Istabul with 127 passengers and seven crew, crashed short of the runway on Wednesday.

Three of those killed were members of the crew. Dutch officials said most of the passengers on board were Turkish.

Relatives of some of those killed have arrived in Amsterdam on a special Turkish Airlines flight from Turkey.

Officials told reporters on Wednesday that they did not yet know what had caused the plane to crash on landing.

The flight data and voice recorders from the aircraft have been found and are being sent for expert analysis.

The Boeing 737-800 aircraft came down at 1031 local time (0931 GMT), several hundred yards (metres) short of the runway, about three hours after it left Istanbul’s Ataturk Airport.

It broke into three pieces on impact but most of those on board survived, although many were hurt.

In a news conference on Wednesday, a Dutch health official said six of those injured were in a critical condition. Read the rest of this entry »


Işıkara Marmara depremi’nin tarihini verdi

February 25, 2009


Türkiye Kızılay Derneği Adıyaman Şubesi tarafından ‘Toplum Liderlerini Teşkilatlandırma Projesi’ kapsamında, ‘Afetin Zararları’ konulu bilgilendirme toplantısı düzenlendi.

Toplantıda Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırmaları Enstitüsü eski Müdürü ve Türk Kızılay’ı Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, 2010 ile 2014 yılları arasında Marmara’yı büyük bir depremin beklediğini söyledi.

Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara’nın başkanlığını yaptığı toplantıya Adıyaman Valisi Ramazan Sodan, ilçe Kaymakamları, kurum müdürleri ve Kızılay Derneği yöneticileri ile üyeleri katıldı. Adıyaman Valiliği toplantı salonunda gerçekleştirilen toplantıda katılımcılara afetten korunma yollarının yer aldığı broşürler dağıtıldı.

Türk Kızılay’ı tarafından başlatılan projenin amacını olası afet zararlarını azaltmak şeklinde özetleyen Prof. Dr. Işıkara, projenin hedef kitlesi olarak Türkiye’de ki tüm vatandaşları seçtiklerini belirtti. Deprem olma olasılığının bulunduğu gibi olmama olasılığının da bulunduğunu dile getiren Prof. Dr. Işıkara, deprem olabilir mi şeklide soruların yerine depreme hazırlık yapılması gerektiğini vurguladı. Proje kapsamında verilen bilgilerde çığ, sel ve heyelan gibi eğitimleri verdiklerini söyleyen Işıkara, “17 Ağustos depreminde yaşanan acıdan sonra toplumun afetlere karşı bilinci arttı” dedi.

Afet eğitimlerinin 17 Ağustos depreminden sonra arttığını kaydeden Işıkara, meydana gelen depremlerde yıkılan binaların müteahhitlerinin ya karpuzcu yada berber olduğunun altını çizerek, “17 Şubat’ta Kütahya Simal’da 5 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Bir kişi bana geldi deprem nasıl oldu diye sordu. Bu tür depremlerin Türkiye de olabileceğini söyledim. Türkiye’de bu depremler bana sürpriz olmaz. Türkiye’de 5 ile 5.9 büyüklükleri arasında 50 ile 60 gün arasında bir veya iki tane deprem olabilir.

Bunlar olağan depremlerdir. 2010 ile 2014 Marmara'da deprem olma olasılığının en yüksek zaman aralığıdır. Olma olasılığı varken olmama olasılığı da var. Biz bu depreme her geçen gün yaklaşıyoruz. Bu depreme hazır olmamız gerekir. Adana Ceyhan'da bir deprem olmuştu. Yine bana bu bina nasıl yıkıldı diye sordular. Bende müteahhidi kim dedim. Karşıda ki karpuzcu cevabını aldım. Meydana gelen binalarda müteahhitlerine bakıyorum ya berber ya karpuzcu çıkıyor" diye konuştu.

İstanbul'da bulunan okulların depreme hazır olduğunu dile getiren Işıkara, İstanbul Valiliğince kamu kurum ve kuruluşlarda deprem güçlendirme çalışmaları yapıldığını belirterek, "Türk Kızılay'ının başlattığı bu projeler amacına ulaşıyor. Bu bilgiler neticesinde evinizde meydana gelen depremde ağır hasar alsa bile eviniz içerisindeki eşyaları, size zarar vermeyecek bir düzene getirirseniz ve deprem sırasında doğru davranırsanız, deprem o ağır hasarlı binada size zarar vermez.

Artık vatandaşlar deprem güvenlimidir?diye araştırma yapıyor. 1999 yılında bu yoktu. Bu eğitimler yaygın bir şekilde veriliyor. Hastane binaları konusunda sıkıntım var. Sağlık bakanlığı güzel çalışmalar imza attı fakat hastane binaları konusunda tedirginim. Binalar çok güçsüz. Benim isteğim sağlık bakanlığının bu konunun üzerinde durmasıdır" şeklinde konuştu

Mevcut binanın üzerine statik ve dinamik projeler dışında kat çıkılmasını cinayet olarak nitelendiren Prof. Dr. Işıkara, yerleşim yerlerini oylar için katlettiklerini sözlerine ekleyerek, Adıyamanlılara Adıyaman'da uzun süre deprem olmayacağının müjdesini verdi.